RISC-V Devrimi Bölüm 2: Türkiye’nin Rolü, Pratik Uygulamalar ve Geleceğin Çip Mimarisi

İlk yazımızda RISC-V’in, yarı iletken dünyasının “Linux anı”nı temsil ettiğinden ve teknoloji devlerinin bu açık standarda nasıl sarıldığından bahsetmiştik. Ancak bu devrim sadece Silikon Vadisi ile sınırlı değil. Türkiye’den Çin’e, hobi elektronikçilerinden süper bilgisayar mimarlarına kadar herkes bu yeni oyun sahasında yerini alıyor.

Bu bölümde, Türkiye’nin milli işlemci çalışmalarındaki RISC-V izlerini, bir geliştirici olarak bu dünyaya nasıl adım atabileceğinizi ve silikonun fiziksel sınırlarını zorlayan “Chiplet” teknolojisinde RISC-V’in neden kilit rolde olduğunu inceleyeceğiz.

1. Türkiye’de RISC-V Ekosistemi: Milli Çipler ve Stratejik Hamleler

Yarı iletken bağımsızlığı, günümüz jeopolitiğinde savunma sanayii kadar kritik bir öneme sahiptir. Türkiye, bu alanda özellikle TÜBİTAK BİLGEM, ASELSAN ve özel sektör girişimleri (YONGATEK vb.) ile sessiz ama derinden ilerleyen bir RISC-V stratejisi izlemektedir.

1.1. ÇAKIL Milli İşlemci Projesi

TÜBİTAK BİLGEM ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen ÇAKIL, Türkiye’nin RISC-V mimarisi üzerine inşa edilmiş ilk yerli işlemcilerinden biridir. 2021 yılında IDEF fuarında sergilenen ÇAKIL, 400 MHz hızında çalışan, tek çekirdekli ve düşük güç tüketen bir tasarımdır. Bu proje, sadece bir işlemci üretmekten öte, Türkiye’nin kendi işlemci çekirdeğini tasarlayıp doğrulayabildiğini (verification) kanıtlaması açısından bir kilometre taşıdır. ÇAKIL, özellikle savunma sanayiinde kullanılan gömülü sistemlerde dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir.

1.2. YONGATEK ve “ÇENTİK”

Özel sektör tarafında YONGATEK Microelectronics, RISC-V tabanlı çözümleri ticarileştirme konusunda öncü firmalardan biridir. Geliştirdikleri ÇENTİK mikrodenetleyicisi, beyaz eşya sektöründen IoT cihazlarına kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Firma ayrıca KIRMIK (akıllı video analitiği) ve SAKA gibi özelleşmiş çipler üzerinde çalışarak, RISC-V’in modüler yapısının ticari avantajlarını kullanmaktadır. ÇENTİK’in seri üretimi için TSMC gibi devlerle çalışılması, projenin ciddiyetini göstermektedir.

1.3. Neden RISC-V Tercih Ediliyor?

Türkiye gibi ülkeler için RISC-V, ARM veya x86’ya kıyasla hayati bir avantaj sunar: Ambargo Riski Yok. Açık standart olduğu için, bir işlemci tasarlandığında “lisans iptali” veya “teknoloji transferi yasağı” gibi riskler minimize edilir. Bu durum, özellikle savunma sanayii projeleri için stratejik bir güvenlik kalkanıdır.


2. Geliştirici Rehberi: RISC-V ile Nasıl Başlanır?

“Teori güzel ama ben kod yazmak, devre kurmak istiyorum” diyorsanız, RISC-V dünyasına giriş bariyeri artık çok düşük. 2025 yılı itibarıyla, bir öğrenci bütçesiyle bile RISC-V geliştirmesi yapabilirsiniz.

2.1. Donanım Seçimi: Nereden Başlamalı?

  • Giriş Seviyesi (IoT ve Makerlar): Espressif ESP32-C3 Eğer Arduino veya ESP8266 geçmişiniz varsa, ESP32-C3 en iyi başlangıç noktasıdır. İçerisinde 32-bitlik bir RISC-V çekirdeği barındırır. Wi-Fi ve Bluetooth 5.0 (LE) desteğiyle gelir. En güzel yanı, fiyatının 1-2 dolar seviyesinde olması ve popüler Arduino IDE veya PlatformIO ile programlanabilmesidir. Kodlarınızda neredeyse hiçbir değişiklik yapmadan ARM tabanlı eski ESP’lerden RISC-V tabanlı C3’e geçebilirsiniz.
  • Orta Seviye (Linux ve SBC): StarFive VisionFive 2 Raspberry Pi benzeri bir deneyim arıyorsanız, VisionFive 2 şu anki fiyat/performans kralıdır. Dört çekirdekli 64-bit işlemcisi, 3D GPU desteği ve 8GB’a varan RAM seçenekleriyle üzerinde tam sürüm Debian veya Ubuntu Linux çalıştırabilirsiniz. Python scriptleri yazmak, Docker konteynerleri koşturmak veya hafif masaüstü işlemleri için idealdir.
  • İleri Seviye (Yüksek Performans): Milk-V Pioneer Bu kart, sıradan bir SBC değil, 64 çekirdekli bir canavardır. RISC-V üzerinde native (doğal) kod derlemek, CI/CD sunucusu kurmak veya iş istasyonu olarak kullanmak isteyen profesyoneller için tasarlanmıştır.

2.2. Yazılım Dünyası: C, Rust ve QEMU

Elinizde donanım olmasa bile QEMU emülatörü ile bilgisayarınızda sanal bir RISC-V Linux sistemi kurabilirsiniz. Yazılım tarafında ise Rust dili, RISC-V gömülü sistemler dünyasında C/C++’ın en büyük rakibi olarak yükseliyor. Rust’ın bellek güvenliği özellikleri, RISC-V’in modern donanım özellikleriyle birleştiğinde ortaya son derece güvenli ve hızlı gömülü yazılımlar çıkıyor.


3. Geleceğin Mimarisi: Chipletler ve Ventana V2

Moore Yasası’nın yavaşlamasıyla birlikte endüstri, tek bir devasa çip üretmek yerine, lego parçaları gibi birleştirilebilen küçük çipçiklere (Chiplet) yöneliyor. RISC-V, bu yeni çağın “birleştirici harcı” olmaya aday.

3.1. Ventana Veyron V2

Ventana Micro Systems, veri merkezleri için geliştirdiği Veyron V2 işlemcisiyle bu alanda devrim yaratıyor. Bu işlemci, UCIe (Universal Chiplet Interconnect Express) standardını kullanarak farklı üreticilerin çiplerini bir araya getirebiliyor. Örneğin, bir şirket yapay zeka hızlandırıcısını, diğeri I/O kontrolcüsünü, Ventana ise yüksek performanslı RISC-V çekirdeklerini sağlayabilir. Hepsi tek bir pakette birleşerek, geleneksel monolitik işlemcilere göre %75’e varan maliyet avantajı ve 2 yıla varan pazara çıkış hızı avantajı sağlıyor.

3.2. NVIDIA ve Yardımcı İşlemciler

Çoğu kişi farkında olmasa da, NVIDIA’nın modern GPU’larının içinde milyarlarca RISC-V çekirdeği çalışıyor. NVIDIA, GPU’ların yönetimini, güç kontrolünü ve güvenliğini sağlayan mikrodenetleyicilerde (GSP – GPU System Processor) kendi tescilli mimarisinden RISC-V’e geçti. Bu, RISC-V’in sadece “hobi” amaçlı değil, dünyanın en güçlü yapay zeka donanımlarının kalbinde, en kritik görevlerde kullanıldığının kanıtıdır.


4. Madalyonun Öteki Yüzü: Zorluklar ve Gerçekler

Her teknolojik geçiş sancılıdır. RISC-V dünyasında da her şey toz pembe değil.

  • Doğrulama (Verification) Maliyeti: “RISC-V ücretsizdir” cümlesi teknik olarak doğrudur (lisans ücreti yoktur), ancak eksiktir. Bir çipi tasarlamak işin %20’si ise, onun hatasız çalıştığını doğrulamak %80’idir. Ticari firmalar, açık kaynaklı bir çekirdeği alıp doğrudan ürüne koyamazlar; milyonlarca dolarlık test süreçlerinden geçirmeleri gerekir.
  • Android Desteğindeki Gecikmeler: Google, Android’in RISC-V desteği üzerinde çalışsa da, bu süreç beklenenden yavaş ilerliyor. 2024 itibarıyla “Generic Kernel Image” (GKI) desteğinde bazı duraklamalar yaşandı. RISC-V tabanlı bir Android telefonun cebimize girmesi için muhtemelen 2026 ve sonrasını beklememiz gerekecek.

5. Sonuç: Treni Kaçırmamak

RISC-V, Türkiye için kaçırılmaması gereken bir tren. 1990’larda yazılım dünyasında Linux ve Açık Kaynak hareketi nasıl bir fırsat penceresi açtıysa, bugün donanım dünyasında RISC-V aynısını yapıyor. İster öğrenci olun, ister bir teknoloji şirketi yöneticisi; bu ekosistemi anlamak, önümüzdeki 10 yılın dijital altyapısında söz sahibi olmak demektir.

Bir sonraki projenizde “Neden ARM?” yerine “Neden RISC-V olmasın?” sorusunu sormaya başladığınızda, devrimin bir parçası olmuşsunuz demektir.

Yorum bırakın

Alışveriş Sepeti